Ömer Çelik

Ömer Çelik

SERİK SEÇİM SONUÇLARI...

09 Mart 2014 - 14:58 - Güncelleme: 02 Mayıs 2014 - 19:05

eveet… seçim yarışında son düzlüğe giriliyor…

artık heryerde… dergahta, bargahta, divanda, meydanda,…

 hep seçim gündeme geliyor…

ve herkes birbirine şu soruyu soruyor…

“abi... acaba… kim önde görünüyor”…

eskiden olsa… bu sorunun cevabını verirken…

tahminimizi değil… temennimizi dile getirir…

ve kime yakınsak… onun kazanacağını söyler geçerdik….

ama şimdi… olabildiğince objektif kalarak…

 sonucu kestirmeye özeniyor herkes…

bu durum… bizlerin…

 basit köylü kurnazlıklarından kurtulduğumuzu gösteriyor aslında…

yani… sonucu doğru tahmin etmek için… kendi fikrimize ters bile olsa…

gerçeği yakalamaya  titizlendiğimize işaret ediyor….

ama…buna rağmen… bu seçim için…

en objektif kişiler bile… doğru dürüst tahmin yürütemiyor doğrusu….

 

zira bu seçime mahsus olarak… bir sürü yeni ilave faktör devreye giriyor…

ve bunların… sonucu ne derece etkileyeceği… kestirilemiyor…

dolayısıyla… bu karambol içinde… ahkam kesmek…

biraz bilgiçlik…  ve çokca ukalalık olacaktır…

ama…yinede… sağda solda konuşulanlara… kulak kabartarak…

sokağın sesini yansıtmanın sakıncası olmasa gerek….

 

öncelikle… halıhazır başkan olması hasebiyle… 

Habalı hakkında…

 kazanır yada kazanamaz diyenlere…

 ve niye öyle söyledikerine kulak verelim…

 bakalım neler deniliyor…

 

“Habalı kesin kazanır abi”… diyenlere göre…

 o… artık…  tam bir usta haline geldi…

yani…  onca yılın yönetim deneyimi...

 ve haritacılık eğitimi gereği....

belediyeciliğin inceliklerini iyice öğrendi…

işlerin nasıl yürüdüğüne dair... duayen durumuna geldi....

nispeten büyük bütçeli dönemler kadar…

 kıt kaynaklarla neler yapılabilir… bunları yaşadı… 

yeni dönemde… kaynaklar katlanacağı için…

 büyük işlere girişebilir…

önemli kaynak yutan temel altyapı yatırımları tamamlandıkça…

göze görünür prestijli projelere yönelebilir…

daha atak, daha büyük, daha orjinal projeler üretebilir…

ayrıca başkan… fiziki yatırımlar yanında… değişik kesimlerin…

değişik anlayışlarına uygun… ilgi çekici aktiviteler üretiyor…

 örneğin… konserler tertipliyor… önemli mekanlara geziler düzenliyor…

  bazı sportif branşları destekliyor… kadınların gönlünü alan işler yapıyor…

aynı şekilde… halkla ilişkiler yönünde bir virtüöz haline geldi…

 nereye gidiyorsa… gittiği yerin dilini konuşarak… işlerin hallini sağlıyor…

bazen… bazı yerde… önü tıkanacak hizmetler olunca…

insanların koluna girerek… birkaç adım yürüyerek…

 yada bir kaç kelam ederek… kolayca hal yol ediveriyor… 

diyaloglarıyla… “ben… aynı sizin gibi biriyim”… imajı veriyor… 

ortalama bir serikli prototipi sergiliyor…

ayrıca meclis listesi… diğer partilere göre…

 kapsama alanı daha geniş kişilerden oluşuyor…

her bir ismin... oy getirisi sözkonusu...  

birde Serikli Kemal Çelik faktörü ekstra güç katıyor…

bu sözler… genel olarak…

 “Habalı kazanır abi”…

diyenlerin öne sürdüğü şeyler… 

     

“Habalı bu sefer kaybeder abi”… diyenlere göreyse…

 iktidarda olan yıpranır… sözünden hareket ediyorlar… 

yani üç dönem başkan olan kişi… kim olursa olsun…

yorulur, rutinleşir, heyecanı körelir… azmi azalır…

yeni şeyler üretmek için… kendini yenileyemez….

bugüne dek yapıp ettiği şeylerin ötesine fazla geçemez…

bir beş yıl daha böyle geçer….

sağolsun… bir zamanlar en büyük bela olan… sinek işlerini halletti…

kanalizasyona, derelere, yollara, parklara, vd. temel ihtiyaçlara önem verdi…

ama… tapuyu, imarı, inşaat işlerini önemsemedi deniyor…

 ayrıca… hükümetin farklı parti belediyelerini…

 üvey evlat gibi göreceği bir gerçek…

kaynak ararken… proje onaylatırken…

 basit formaliter işler için bile…

önüne engeller konulur…

onun için… büyük yatırımlar yapamaz… deniliyor…

birde… Habalı... artık yerel konular kadar...

genel siyaset söylemlerini dile getiriyor...

uzun vadede vekillik işlerini düşünebilir diyorlar… 

bu tür ifadeler… haliyle…

“Habalı bu sefer kazanamaz abi”… diyenlerin yorumları…

yer yer... zaman zaman... konuşulan şeyler...

kimse kızmasın... biz sadece aracıyız…... .

 

Serikte… sokakta…

 hem yürüyoruz… hem ayak üstü konuşuyoruz….

ve sokağın sesini yansıtmayı sürdürüyoruz…

“Çalık kesin kazanır abi”… diyenlere göreyse…

Çalık… ilçe için, hizmetler için, yatırımlar için…

taze bir kan olabilir…yeni heyecanlar üretebilir…

ayrıca…  sakin güç görüntüsüyle...  herkese huzur ve güven veriyor…

olgunluk, efendilik, mütevazilik sergileyerek…

 diğer partilerin tabanını kendine çekiyor…

 kimseyi dışlamayacağı anlaşılıyor…

bizden olan… olmayan… gibi ilkelliklere kapalı duruyor…

 eleştiriye… ve dolayısıyla gelişime açık bir sinyal yayıyor…

 başarılı akademik kariyeri…özellikle yönetim deneyimi… kurduğu ilişkiler ağı… 

onu donanımlı hale getiriyor… bu potansiyeli… pratiğe aktarabilirse…

örnek bir yönetim modeli ortaya çıkabilir… 

en büyük avantajı… ankaradan kaynak, destek, katkı alırken…

 işlerinin kolaylaşacak olması deniyor…

ilçenin… ankaradan hallolması gereken bir sürü sorunu var…

 başta tapu, imar, altyapı, vd… kangrene dönüşen problemler için…

 ankarayla uyum şart…

 çok uzun zamandır…

  iktidarla aynı partiden olan bir belediye denk düşmedi pek…

yani tek başına iktidar olan partiyle… bizim belediye farklı partiler oldu genelde…

bunun eksikliği, aksaklığı çok pahalıya mal oldu…

 belki bu sefer bir fırsat doğabilir…

 bir yandan… Çalıkın çözüm odaklı kişiliği…

 öbür yandan… iktidarın… Seriki önemseyen söylemleri…

 devasa yatırımlara kapı aralayabilir…

 onun için Çalık tarihi bir şans olabilir deniliyor….

 

ama diğer yandan… aksini düşünenlere göre…

“Çalık kazanamaz abi”…  diyenler ise… şöyle şeyler söylüyor…

hoca çok saygın birisi… 

ama… belediyecilik işlerini nasıl yürütür acaba deniyor…

ayrıca… oluşan meclis listesinin… heyecan uyandıramadığı…

kırgınlıkların giderilemediği söyleniyor…

 AKP. nin son aylarda ankarada yaşadığı sıkıntılar…

 hocanın handikapı olarak görülüyor…

eski seçim sonuçlarına bakılınca…  kolay kazanacağı bu seçim…

sırf genel siyaset söylemleri yüzünden… zora düşmüş görünüyor…

AKP. hükümeti… hocanın…

hem en büyük kozu… hem en büyük kamburu gibi görünüyor…

 ankarada yaşananların… halkı ne kadar etkileyeceği pek kestirilemiyor…

meydanlar kızıştıkça… kararsızlar nereye kayar belli olmaz deniyor…

 birde…  antalyada… Akaydın hocayla ilgili oluşan… başarısız imajı…

diğer bütün hocalarında… karizmasını çizdi deniyor…

Akaydının… yaparsa hoca yapar… veya… hocanın bir bildiği var…

gibi söylemleri…  hoca olmanın altını çizen şeylerdi…

ama sonra… hocalığın üstü çizilmeye başlandı gibi sanki…

bu ifadeler… Çalıkın kazanması zor diyenlerin görüşleri…

halk arasında konuşulan konular……

kimse kırılmasın…elçiye zeval olmaz…...

 

Serikte… sokakta… gezinti yapmayı sürdürüyoruz…

sokakların sesini dinlemeye devam ediyoruz…

ve Konur kazanır… yada kazanamaz… diyenlere kulak veriyoruz….

“Konur kesin kazanır abi”… diyenle göre…

o başarılı bir işadamı…

 hep… düzgün, dürüst, onurlu kalarak… zengin olmuş…

iktisat eğitimi almış… yani işin teorisini okumuş…

ama… şimdi…  iş hayatıyla ilgili… ders verecek kadar…

işin pratiğine vakıf olmuş….

hayatın içinde işlerin nasıl yürüdüğünü…  bilen birisi…

 bir yönetimin… üretken, verimli,  heyecanlı hale gelmesi için…

 nasıl dizayn edilmesi gerektiğini… deneyimlemiş birisi…

hizmet üretecek olan belediye teşkilatı…

nasıl yönetilirse… nasıl sonuç alınır… bunlara vakıf birisi…

belediyeciliğin kapsama alanıyla ilgili… önceki seçimlerden gelen…

 vizyonu, projeleri, birikimleri var… sıradan, standart işlerin ötesinde….

orijinal önerileri var… zaten onca yıl…

 tarımın, turizmin, ticaretin, inşaatın içinde olmuş hep… hatta…

kalkınmanın lokomotifi olan bu alanlara öncülük yapmış çoğu kez….

onun için… buralara yatırım çekmenin…. cazibe üretmenin…

avantaj kazandırmanın… yolunu en iyi Konur bilir deniyor…. 

gelişim, değişim, ilerleme işi… yatırımcı çekme işidir birazda…

ve… Konur… onca yıldır bu işlerin tam orta yerinde olmuş…

işadamı olarak… sağ geleneğin iş yapma becerisiyle….

sol kültürün  iş yapma standartlarını sentezlemiş görünüyor…

 ilçenin potansiyelini, kaynaklarını, fırsatlarını… 

en verimli yönlendirecek kişi olarak gösteriliyor…. 

 düzgün yatırım yapanların önünü açarak… onlara kolaylık sağlayarak…

dolaylı şekilde… herkese ekmek, aş, iş, imkan çıkacağı vurgulanıyor….

yatırımcıyı ürküten, üzen, yoran, yolunacak kaz gibi gören

 anlayışa karşı çıkıyor…..

 ve bu vizyon Konurla özdeşleştiriliyor genelde…

 belediyeyi yönetirken… basit şahsi çıkar hesapları güderek değil…

 ilçesi için bir şeyler yapma… iz bırakma güdüsüyle kararlar vereceği söyleniyor….

 kritik kararlar alırken…

doğru olan, faydalı olan, gerekli olan,  iyi olan… neyse…

o yönde tavırlar alabilecek doygunlukta olduğu vurgulanıyor……..

  belli kişilere, kesimlere, yakınlıklara taviz vermez deniyor…

Konurun …. klasik hizmetlerin ötesinde…

sosyal alanlara öncelik vereceği konuşuluyor….

 hayatın akışı içinde… kıyıda, kenarda, bir köşede kalan insanlara yönelik…

 mekanlar, imkanlar, kaynaklar oluşturmayı düşünüyor….

 bütün bunları yaparken… ilçenin insanlarını kaynaştırmayı hedefliyor… …

ama en önemli avantajı… rakipleriyle ilgili deniliyor…

yani…  bir rakibi yerel iktidarda yıpranırken…

diğer rakibinin genel iktidarda yıpranan bir partiden olması…

Konur için fırsat haline gelebilir diyorlar …

diğer iki partinin oy oranları birbirini bölecek olursa…

Konur aradan çıkabilir… 

ve Serik için…. CHP. için…. bir ilk yaşanabilir deniliyor….

 

sokakta konuşulanlara…

 kulak kabartmaya devam edersek…

“Konur kazanamaz abi”… diyenlere göre…

kendisinin kapsama alanı çok geniş…

şahsi çekim gücüyle… partiye…. yeni bir çok oy getirebilir…

ama partinin oylarını nereye kadar artırabilir acaba….

 zira CHP.… hiç birinci olamamış geçmişte……

 bu realiteyi yok saymak için…

elde… yeni… bir veri varmı  acaba… öyle bakmak lazım…

 her yerel seçim öncesi… CHP. liler…

bu seçim başka… bu sefer farklı… diye  yola çıkarlar…

ama… yine hep aynı sonucu alırlar…

evet… gerçekten… bu seçimi başka kılan… bir çok yeni unsur var…

 ama… bunlar… süreci… ne derece etkileyecek, tetikleyecek acaba… 

eskiden beri… şehir efsanesi haline gelen…

 bir söylenti dolaşır Serik sokaklarında…

CHP. tabanı…  son anlarda… kazanma şansımız yok diye…

 başka partiye meyleder derler…. bu sefer… n”olur acaba….

 bunlar  bilinemiyor, kestirilemiyor…….

ayrıca… Konur çok iyiniyetli, idealist, hümanist birisi…

ama…. birazda… ağalık geleneğinden gelen birisi…

o bugüne dek…  hep veren el olmuş… halbuki…yöneticilik işi…

 bazen alttan almayı… bazen üste çıkmayı… bazen bacadan dalmayı…

 bazen avuç açmayı… gerektiren bir iş…

iş başa düşünce değişirmi… yoksa bir süre sonra…

bıkar, yorulur, pes eder….  yahu nerden girdim bu işlere dermi…

 o kadar zenginliğin içinde… sefa sürmek varken…

 cefa çekmeye talip olmak insanı yorabilir diyorlar…

biz demiyoruz… sokaklar söylüyor…..

kimse gücenmesin… biz halka tercüman oluyoruz sadece….

 

eveeet… sevgili serikliler…

sokakta bir ileri bir geri giderek…

 hayli lakırdı ettik… ve bunları derledik…

partilerle, adaylarla, seçimle ilgili neler söyleniyor… dile getirdik…… 

aslında… bütün bunlar… herkesin malumu olan… genel geçer şeyler…

yani… öyle… gizli, saklı, sır olan şeyler değil…

 heryerde herkesin dile getirdiği... sokakta söylenen sözler…

 heralde… herkesin kulağına gelen şeyler…

yalnız… bu işleri konuşurken… mütevaziliği elden bırakmadan…

her ihtimale açık kapı bırakarak… sohbet etmek gerekir…

öyle… çok bilmiş, çok bilgiç, çok bilimsel olma iddiaları…

 boş lakırdı olur…. bizimkisi olsa olsa…

serikte… siyaset sohbetlerini… biraz daha renkli hale getirerek…

yeni bir pencere açmak… burdan bakın demektir…

umarız kimse kırılmaz, darılmaz, gücenmez….

insanlar genelde… gerçeklerle yüzleşmekten çekinirler…

rahatsız olurlar…. ama samimice söylenen şeyleri…

hemen reddetmek yerine…. acaba doğruluk payı varmı… diye…

ölçüm yapmak gerekir…….

aslında… bir bölgenin gelişmişliği…

birazda… böyle şeyleri belli bir seviye içinde …

 konuşabilmesiyle ölçülür…

 yani… bir yerde…  birarada yaşayan insanlar…

 bazı şeyleri… sohbet havası içinde… tartışabiliyorlarsa…

orada…  görgünün geliştiği… toplumun olgunlaştığı…

sosyal sermayenin oluştuğu kabul edilir…

 bu tür konular… sosyal bilimlerde…

üstyapı meselesi olarak ele alınır…

ve aslında… bir toplum için…

 üstyapı denilen bu değerler…

altyapı denilen hizmetlerden daha önemlidir…

 yani…  herşey… altyapı demek değildir…

gelişmişlik…

 belediyelerin yaptığı altyapılar kadar…

 başkanların oluşturduğu üstyapılar sayesinde sağlanır

 

vesselam…

serikten@hotmail.com

Bu yazı 4651 defa okunmuştur .

Son Yazılar